Yaz aylarının başlamasıyla birlikte büyük küçük herkesi ilgilendiren ve ciddi sorunlara yol açan besin zehirlenmeleri de gündemdeki yerini yeniden kazanmaya başlıyor. Özellikle küçücük bedenler bu ciddi sorun ile yetişkinlere göre daha çok karşı karşıya kalabiliyor.
Besin zehirlenmesi genellikle yiyeceklerin tüketilmesi veya içme sularının çok çeşitli bakterilerle kontamine olması ile ellerden ağıza ve buradan da sindirim kanalına geçmesi ile karşılaşılan çok ciddi bir sorundur. Genellikle belirtiler; karın bölgesinde kramp, bulantı, kusma, ishal, ateş, baş ağrısı ve halsizlik olarak görülmektedir. Eğer çocuğunuzda besin zehirlenmesi söz konusu ise zehirlenme belirtilerini zehirlenmeye yol açan besini tükettikten 2- 48 saat içerisinde gözlemleyebilirsiniz.
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'ne göre (CDC) besşn kaynaklı en sık karşılaşılan zehirlenmeler Campylobacter, Salmonella ve E.coli bakterilerinin yol açtığı zehirlenmelerdir. Daha az sıklıkla karşılaşılan ancak tedavi edilmediğinde daha tehlikeli boyuta ulaşan zehirlenme ise botulismden kaynaklı oluşan zehirlenmedir.
Campylobakter besin zehirlenmelrinde en sık karşılaşılan bakteridir. Genellikle iyi pişirilmemiş tavuk ürünlerinden veya pastörize edilmemiş sütten geçebilir. Ancak çocuğunuzun bu bakteriyi kontamine (bulaşma) olmuş sudan alması da mümkündür. Kişiden lişiye bulaşma olmaz ancak eğer çocuğunuzun ishali varsa temizlenmesine dikkat edilmelidir. 2- 5 gün içerisinde iyilşeme gözlenebilir.
Salmonella çiğ veya iyi pişmemiş yumurta, kümes hayvanları, et, çiğ süt ve süt ürünleri, deniz ürünlerinde bulaşabilmektedir. Eğer çocuğunuzda salmonella virüsü varsa ateş, ishal ve abdominal kramplar oluşabilir. Ayrıca deri üzerinde küçük pembe kabarcıklarda oluşabilir. Genellikle semptomlar 8- 48 saat içerisinde görülebilir.
E.coli genellikle hayvan dışkısının besin ve sulara bulaşması ile karşılaşılabilen bir durumdur. Eğer bir kişide E. Coli bakterisi var ve bu kişi tuvalet kullanımından sonra ellerini yıkamıyorsa başka kişilere bulaştırması söz konusu olmaktadır. E. Coli kanlı ishal, ağrılı abdominal kramplar ve ateşe neden olabilir. Belirtiler 8- 48 saat içerisinde görülebilir.
Norwalk virüs kontamine olmuş besin, çatal- bıçak ve yüzeylerden bulaşabilir. Şiddetli kusma en önemli belirtisidir. Ortalama temastan 12 saat sonra ortaya çıkmaktadır. Şiddetli kusma nedeniyle çocuğunuzun dehidrate olmamasını sağlamak ve yeterli sıvı tüketimini sağlamak gerekir.
Toprakta bulunan Clostridium botulinum bakterisinin yol açtığı botulism uygun şekide hazırlanmamış konserve besinlerden bulaşabilmektedir.
Çocuklarda görülen botulism bakteriyi almalarından sonra bağırsak sisteminde büyümesiyle oluşur. Bu nedenle 1 yaşın altındaki çocuklara bal verilmemesi gerekmektedir. Botulism belirtileri arasında kabızlık, güçsüzlük, gözlerde sulanma ve yutmada güçlük şeklindedir.
Doktora ne zaman danışmalıyım?
Eğer
- Çocuğunuzun 39 derece ve üstünde ateşi varsa
- Uzun süreli kusma gözleniyorsa
- Şiddetli baş ağrısı ve karın ağrısı söz konusu ise
- Dışkıda veya kusmada kan var ise
mutlaka doktor ile görüşülmelidir.
Çocuğunuzda görülen bulantı ve kusmanın kesilmesiyle birlikte yavaş yavaş normal beslenme düzenine geçebilirsiniz. Burada yine dikkat edilmesi gereken sıvı besinlerin alımının sağlanması olmalıdır. Kesinlikle yağlı besinlerden kaçınmak yeniden normal beslenme planına dönen çocuğunuzda dikkat edilmesi gereken noktadır. Kompleks karbonhidratlar, yağsız et, yoğurt, meyve ve sebzeler mutlaka azar azar beslenmede yer almaya başlamalıdır. Çocuğunuz acıktıkça sizden yemek isteyecektir, o yüzden çocuğunuza besin alımı konusunda ısrarcı olmayınız.
Yeniden besin zehirlenmesi ile karşılaşmamak için;
- Çocuğunuza mutlaka el yıkama alışkanlığı kazandırmalısınız
- Yemekleri hazırlamaya başlamadan önce mutlaka ellerinizi yıkamalısınız.
- Sebze ve meyvelerin iyi yıkandığından emin olmalısınız.
- Tavuk, balık, parça etleri pişirmeye başlamadan önce hazırlık aşamasında mutlaka yıkamalısınız
- Donmuş besinleri mutlaka buzdolabında çözdürünüz. Tezgah üzerinde çözdürmeye çalışmak bakteri üremesine yol açtığından besin zehirlenmesi için büyük risktir.
- Görüntüsü ve kokusu normal olmayan hiç bir besini tüketmeyiniz.
- Şekli bozlmuş, şişkinlik olan hiç bir konserve ürünü tüketmeyiniz.
- Hiç bir besini bir saatten fazla dışarda bekletmemeli, buzdolabında saklamalısınız.
- Besinlerin iyi piştiğinden emin olmalı pişme sıcaklığının 75 derecenin üstüne çıktığından emin olmalısınız.
- Yeniden ısıtma işleminde sıcaklığı uygun aralığa (65 derece) getirmelisiniz.
- Sıcak yenen besinleri sıcak, soğuk yenen besinleri soğuk tüketmelisiniz.
- Çocukalrınıza asla pastörize edilmemiş çiğ süt vermemeli, çiğ et tüketiminden kaçınmalısınız.
- Et ve balığı mutlaka güvenilir yerlerden almalısınız.
- Seyahatte çiğ besinler tüketmek yerine pişmiş yemekleri tercih etmelisiniz. Bol su tüketimi sağlamalısınız.
Bakterilerin 20 dakikada oda sıcaklığında iki katına çıktığı bilinmektedir. Bu nedenle yemekelri pişirirken ve soğuturken mutlaka uygun sıcaklık aralıklarına getirmeyi hedef edinmelisiniz.
Unutmayın ki yapacağınız küçük değişiklikler hayatınıda fark yaratır.
Sağlıkla geçecek güzel bir yaz dilerim...
Dyt. Sanem APA
sanemapa@yahoo.com
Temmuz 2009
sayı:12